İstanbul - Londra (aktarma) - New York - Seattle (Pullman - Mt. Rainier NP vb?) - Mexico City - San cristobal de las Casas - Guatemala (??)Cancun - Cuba (Havana - ?) - Quito (Ekvador / biraz daha ispanyolca öğrenirim inşallah:)) - (Çok param varsa) Galapagos - Lima (Peru) - Cuzco - Machhu Pichu - Titicaca gölü - La Paz (Bolivya) - Santiago (şili) - Punta Arenas (Macellan boğazı Patagonya buzulları, Torres del Paine NP, Ushuaia) - Buenos Aires - Rio de Janeiro (karnaval?) - Santiago - Paskalya adası -Papetee (Fransız polinezyası) - Auckland (Yeni Zelanda) - Christchurch - Melbourne - Sydney (bir de Fiji çıkartabilir miyim?) - İstanbul
Uçak biletim mavi noktaları kapsıyor, gerisini de karadan veya kendi imkanlarımla yapmayı istiyorum. Hepsi sağlığım - param elverirse ve keyfim isterse...Bakalım hayat neler gösterecek?



















Abi, Didem linki gondermis, o sekilde gordum. En guzel gunler, en guzel geceler senin olsun. Artik buradan takip edecegiz dunya insanlari ne kadar ne Evliya Celebi'nin dedigi gibi, ne demedigi gibi. Hayirli yolculuklar diliyorum, Allah yardimcin olsun.
Posted by: Oguz Bakkal | August 02, 2005 at 04:51 PM
Barış tebrikler. herkes gibi benim de içimde olan bir duygu. Ama şimdilik seni izlemekle yetineceğim. Bol şans...
Posted by: özgür | August 03, 2005 at 10:58 PM
Sevgili Barış,
Senin orijinal bir insan olduğunu farketmiştim zaten, fakat bu hareketinden sonra seninle birbirimizi daha yakından tanıyacak vakit olmadığına daha çok üzüldüm.
Ben de ODTÜ’yü bitirdiğim yaz çok güzel bir iş teklifi almama rağmen Amerika’ya master’a gidicem diye tutturmuştum ve ne ailem çok varlıklı bir aile, ne de MBA programları burs kaynamadığı için bir nevi maceraya kakışmıştım. Amerika’da bir bankadan öğrenim kredisi bulana kadar az mı 35c’lik hamburgerlerle doyurdum karnımı.. 3 ay Louisiana’da yaşadıktan sonra Pennsylvania State’e transfer almayı başarmıştım ama uçak pahalıdır diye 38 saatlik otobüs yolculuğu ile uykusuz gitmiştim PA’ya. Otobüste tek beyaz bendim, her durakta valizlerimi yürütmesinler diye kontrol etmekten yorgun düşmüştüm.. Sonunda 2 seneye yakın PA ve 3,5 sene NewYork yaşantımız oldu.. Ve bu 5,5 sene süresince ne maceralar...
Bunları senin hissiyatını pek çok kişiye göre daha çok paylaştığımı söylemek için yazıyorum.. Seni yürekten destekliyorum abi, sonuçta 20-30 sene sonra geriye dönüp baktığında “Aaaa ne güzel Turkcell’de 25 sene çalışmışım!” demeyeceksin veya burada 6 ay eksik çalışmış olmak sana koymayacak ama eminim çocuklarına hatta torunlarına anlatacağın bir “Lifetime Experience” olacak bu.. Kimbilir belki de bu gezi yüzünden bu çocuklarının biri Çinli diğeri Perulu olacak.. :DD
Herneyse, sana bol şanslar.. Orta ve Güney Amerika'da çantana/kendine iyi gözkulak ol.
Ayrıca köpeğini Çin'e götürmemeni tavsiye ederim..
Posted by: Boran Çelikkol | August 05, 2005 at 03:14 PM
J.Çvş.Barış Akkiriş
Seni belkide ömrümde birdaha hiç görmeyeceğim ve hatırlamak bile istemediğim bir yerde tanıdım.sen ve senin gibi diğer dostlarım sebebiyle Ardahan dahi güzel anılarla canlanıyor gözümde.
Askerliğimizin daha ilk gününden seni sanki kırk yıllık arkadaşımmış gibi sevdim ve bu hissimdede hiç yanılmadığımı şuan daha iyi anlıyorum.(tabii ki bunda çapraz nöbet halinde iken gizli gizli getiridiğin çikolata ve negroların payı yok :))
Adamım; sana baktığımda hissettiğim ve gördüğüm farklı ve maceracı kişiliğine yakışan en doğru şeyi yapıyosun ve senin gibi br dostum olduğu içinde ayrıca gurur duyuyorum.O gece nöbet dönüşü silahı ateşlemenle ne kadar maceracı olduğunu zaten hepimize kanıtlamıştın :))
Seni çok seviyoruzzzzz
yolun açık,bahtın parlak, Allah yardımcın olsun....
Posted by: erhan yuksek | August 07, 2005 at 02:06 PM